Abiçed Türkçe English

FAALİYETLERİMİZ

İşsizliğin Çözümü 
 Konulu basın toplantısı metni
 27/05/2009           

         Siyasi Partilerin Değerli Başkanları, STK kuruluşlarının Değerli temsilcileri,  Ticaret ve Sanayi odasının Değerli temsilcileri, Saygıdeğer Basın ve Medya Mensupları Dostlarımız, Avrupa Birliği İşsizliğe Çözüm Eğitim Kültür Sağlık Dayanışma Derneği “ABİÇED”in  “İşsizliğe ve Krize çözüm önerileri” konulu Basın toplantısına hoş geldiniz.

         Türkiye’nin içinde bulunduğu Kriz işsizliğe sebep olmaktadır. Bu sebebe binayen Meclis de yer alan her milletvekilimizi işsizliğe ve krize çözüm bulmak üzere yasa çıkarmaya davet ediyoruz. Bu sebeple yasa önerilerimizi sunmak istiyoruz.

Ülke kan ağlamaktadır.  İşsiz işvereni suçlamakta, oysaki bir yandan, İşveren de kan ağlamaktadır.

İşsizlik resmi kayıtlara göre 3 milyon 802 bin kişi olduğu söyleniyor. Bu rakamlara göre Türkiye  işsizlikte G. Afrika'dan  sonra dünyada ikinci.  Avrupa'da açık ara birinci konumuna geliyor.

3 milyon 802 bin kişi şehirde yaşayan işsiz sayısıdır. Ayrıca köy ve kasabalarda işsiz sayısı tespitine yönelik devletin bir çalışması yoktur.

Yani… köyde kasabada yaşayan işsizleri de bu rakama ekler isek resmi rakamın daha üstünde işsiz sayısı ortaya çıkacaktır.

         Ülkede kriz duyurusu 2008 yılı sonunda dillenmeye başlamıştır. Oysa iş arayan kayıtlarında artış, işverenlerin işçi taleplerinde azalma 2008 yılı Ocak ayı ile başlamıştır. Ve bu bilgiler tüm Türkiye genelinden İşkur İl Müdürlükleri ve özel istihdam merkezleri tarafından Ç.Bakanlığa iletilmektedir.      

Krizin başladığını mart ayı sonunda belgeler ışığında öğrenmiştir. Mart ayında belli olan Krizin hafif atlatılması için önlem alınması geciktirilmiştir. Alınan önlemler ise yetersizdir. Türkiye’nin geleceği için yazılmış yasalar uygulamalardaki bir ayıbımızı örterken, diğer yandan bazıları halkı mağdur edici nitelik taşımıştır. Ancak zararın neresinden dönülse kardır. Ve beklemeye tahammül kalmamıştır.  Gerçek çözümler ve kararlar almak üzere;

Meclis de milletvekillerinin o parti ne yaptı, bu parti neyi götürdü kavgalarını bırakıp tüm milletvekillerinin tek konu üzerinde toplanarak işverenin, iş arayanın “yandım imdadına” çare bulmaları gerekmektedir. Türkiye’nin yandım imdadına çare bulmaları gerekmektedir.   

Bizler Avrupa Birliği İşsizliğe Çözüm Eğitim Kültür Sağlık Dayanışma Derneği olarak, Meclise seslenmek istiyoruz. Vakit çözüm üretme zamanıdır. Ortak çıkar, ortak akıl ve ortak paydayı yüceltmeli, sorunlarımızı sağduyuyla aşmalıyız. Toplumsal hayatta ötekini göstererek kendimizi tarif etmekten vazgeçmeliyiz.

Ülkemiz, şirketlerimiz, insanlarımız, değişen dünyaya uyum sağlama mücadelesi verirken,  kamu idarelerinde zamana ayak uydurmasını istiyoruz. Bir yandan, muasır medeniyet yolundaki yürüyüşünü Avrupa Birliği üyeliği ile taçlandırmak isteyen bir ülke, diğer tarafta bürokratik uygulamaları ve zamanın gerisinde kalmış vergilendirme sistemleri ile kendi toplumuna- işverene zorluk yaşatan bir idari yapı.

Bir yanda “işi ehline verin” kültüründen gelen bir toplum, diğer tarafta liyakatin değil, ilişkilerin geçerli olduğu bir atama sistemi. Eğer bunları değiştiremiyorsak, 21. yüzyılda güçlü bir ülke olarak var olmayı bekleyebilir miyiz?

         Çocuklarımızın “ne iş olsa yaparım” diyen, mesleksiz ve çaresiz fertlere dönüşmesini istemiyorsak, Türkiye’de çok şeyi değişmemiz gerekiyor.

 21. asırda güçlü bir ülke olarak var olmanın yolu, çocuklarımızın zihinlerini kısıtlamaktan değil, geliştirmekten geçer. Oysa mevcut eğitim sistemimiz, çocuklarımızın hayal güçlerini engelleme, yaratıcı olmalarını ve farklılıklarını köreltme üzerine inşa edilmiştir. Gençler zevk aldıkları inandıkları mesleklerde değil, ÖSS puanı nereyi tutuyor ise o okulda okumaya ve sevmediği bu mesleklerde işsiz kalmaya mahkûmdurlar.

Krizde önlem alınmaz ise, kalıcı olacaktır.

Krize ve sebep olduğu İşsizliğe çözüm önerilerimiz.

Eğitim sisteminin ana okuldan üniversiteye kadar değiştirilmesi gerekmektedir. AB üyesi ülkeler incelendiğinde mesleki eğitimde farklı uygulamalar bulunduğu görülmektedir. Daha anaokul sıralarında  çocuğun beceri ve eğilimlerine göre, eğitimine yön verilmektedir.  Buna göre çocuğun başarı oranını arttıracak eğitim veren okullara yönlendirmeler yapılmaktadır. Bunların başında Almanya’da bulunan teorik ve uygulamalı eğitim programlarının birleştirildiği İkili Sistemdir. İşletmede verilen uygulama ve bir meslek okulunda alınan teorik eğitim sayesinde eğitim ve istihdam arasında bir bağ kurulmuştur. Bu alanda eğitimini devam ettirecek olanların istihdamı kolaylıkla sağlanabilmektedir. Bu alanda eğitimi tamamlayanlar ise yüksek teknik okullar veya üniversitelere yönlenmektedirler. Almanya’da vasıflı işçi statüsünde olanların % 90’ı bir meslek diploması ya da sertifikaya sahiptir.

Ülkemizde ise parası olan, istediği meslekte eğitim görebilmekte, parası olmayan ÖSS’de nereyi tutturursa hayatında geri dönülmeyecek bir yola adım atmaktadır.

Bu eğitim sisteminden çıkan gençlerimizin işverene faydalı olabileceğini birilerinin savunması zannederim imkânsızdır. Öyle ise eksik ve yanlış uygulamalar ısrarla neden sürdürülmeye devam etmektedir.

 Eğitim sistemi baştan sona değiştirilmelidir.

Kentten köye dönüşün teşvikinin sözde değil özde sağlanması gereklidir. Belde belediyelerinin Avrupa birliği projelerine önem vererek tarım ve hayvancılığın, arıcılığın  yaygınlaştırılması, halka bu projelerden hibe sermaye verilmesi rahatlıkla sağlanabilir.

İş  geliştirme uzmanları köylere gönderilmelidir. İşsizlere yönelik köylerde kasabalarda bilinçlendirme toplantıları ve eğitimlerin yapılması gerekmekte ancak en önemlisi Köylünün şehirde değil, köyünde yaratabileceği iş imkânları iş geliştirme uzmanları tarafından anlatılmalıdır.

İşverenlerden alınan vergi yükünün 1.5 yıl boyunca azaltılması gerekmektedir. SSK’nın yarısının devlet tarafından ödenmesi ve kira, araç, işçi stopajı,  stopajların yarıya düşürülmesi, 3 aydan 3 aya ödenen geçici vergilerinin kaldırılması, kurumlar vergisinin oranının düşürülmesi,

Gençlerin istihdamını artırmak üzere çıkarılan 15/29 yaş aralığı SSK primi ödemeleri için çıkan yasada ya? sınırının kaldırılması gerekmektedir. Çünkü bu yaş sınırı üstündekilerin işten çıkartıldığı yasanın yanlış sonuçlar doğurduğu aşikârdır.  ******* Bu kanunun çıkacağının daha söylentileri duyulmaya başladığı zaman 29 yaş üstü çalışan insanların % 60’i işden çıkarılmıştır.

İşyerinde Engelli sabıkalı çalıştırma zorunluluğuna, stajyer çalıştırma zorunluluğu da eklenmelidir. Her ilde kriz nedeni ile yok olan sektörler mevcuttur. Binlerce iplik örgü dokuma işçisi Kayseri de işsiz kalmıştır. Bu kişilerin yeni meslek edinmeleri ve hayatlarına devam etmeleri için 1. Maddede açıkladığımız sebep ile iştigal stajyer çalıştırma zorunluluğu yasaya konmalıdır. 

Kadınların sözde değil özde desteklenerek çalışmaya teşvik edilmesi gerekmektedir. Türkiye’de Kadın nüfusunun 4/3 ü çalışmamaktadır. Ataerkil aile yapısına sahip memleketimiz de kadınların bilinçlendirilmesi ve iş hayatına katılımlarının sağlanması gerekmektedir. Kadınları Girişimciliğe teşvik ile işgücünün artırılması ekonomiye girdi sağlayacaktır.

Aynı amaç ve içeriğe sahip STK’ların gruplaşarak bir üst birlik oluşturması gerekmektedir.  Bu şekilde Türkiye’nin sorunlarını çözmek için birlikte daha hızlı yol alınabilir. Aynı amaca hizmet eden STK lar AB projelerinde ve işsizliği önlemek için  yapılacak çalışmalarda üstbirlik oluşturmalıdır.  Bunun için tüm STK’lara birleşme çağrısı yapmak istiyoruz.

İstihdamın teşviki amacıyla, istihdam yüklerindeki indirimin devamını bekliyoruz. Ayrıca dünyadaki diğer uygulamalara paralel şekilde, kıdem tazminatı ile işsizlik fonu uygulaması birleştirilmelidir.

Akaryakıt üzerindeki ağır vergi yükünden dolayı, bugün yurtiçinde yapılan taşımacılığın maliyeti, okyanus ötesi gemi taşımasının navlun maliyetini geçmiştir. Enerji fiyatları üzerindeki yüksek vergilemeden vazgeçilmeli, TRT payı gibi ilgisiz eklentiler tamamen kaldırılmalıdır.

   Enerjideki dışa bağımlılık devrinin bitip, Yerli kaynaklara öncelik verilmelidir.

  Çiftçinin halkın efendisi olduğu günler Geçmiş de kalmıştır. Geçmiş yıllara göre yurt dışında azalan pazar payımızı yükseltmek için neler yapılıp planlanmaktadır. Bir an önce ortaya konmalıdır. Ülke genelinde çiftçi için gelecek karanlıktır. Çiftçi kendinden geçmiş, çocuğu ve torunları için sanayi istemektedir. Sanayi çözüm değildir.  Çiftçiye desteklemek için tüm illerde tarım ve hayvancılık ile uğraşanlar arasından temsilciler dinlenmeli sorunlara masa başında değil sahada izleyerek çözüm üretilmelidir.

Şirketlerimiz, ülke sınırlarını aşarak, dünya piyasalarına ihracatla ve yatırımla açılırken, dış politikamızın merkezine, ekonomi politikalarını yerleştirmeliyiz.   Dış politikaların sağlıklı ve baskın şekilde yapılmaması ihracatçı işverenlerimizi ekonomik olarak zarara uğratmaktadır. Fabrikalar kapanmaktadır. Burada çalışanlar işsiz kalmaktadır.

Kamu kurumları alacağına farklı, borcuna farklı muamele yapmamalıdır. Kamu kurumlarının özel sektöre olan borçları ivedilikle ödenmelidir.

İl istihdam kurulu içinde İşkur ile aynı görevi yapan özel istihdam merkezlerine de yer verilmelidir.

SSK ödemelerini devam ettiremeyenlerin biriken paraları geri ödenmelidir.  29 yaşa kadar olan Gençleri destekleyen SGK yasası ile o yaş üstü çoğunluk işden çıkarılmıştır.. Evine artık ekmek götüremeyen anne babalar şimdi  işe alınmamaktadır. Bu işsizler tekrar SSK lı işe girmediklerinde emekli olmadıklarında milyonlarca kişinin bu güne kadar ödenen primleri ne olacaktır?  Emekli olamamaktan şüphe duyan, talepte bulunan kişilere birikimlerini almak isteyenlere ödeme yapılması gerekmektedir!

SSK ve Bağkur özel sigorta şirketleri ile özelleştirilmelidir. İnsanların SSK ve Bağkur da devlete bağlı olma zorunluluğu kaldırılmalıdır!  Bu işlem alternatif şirketler ile özelleştirilmelidir. SSK ve  Bağkur ödemelerinde rekabet sağlanmalıdır. Devlet sadece

İşe yerleştirme devletten çıkarılmalı tamamen özelleştirilmelidir. İşe yerleştirmede istihdama daha fazla katkı sağladığı gözlenen özel istihdam merkezleri için yasada değişiklik yapılmalıdır. Özel istihdam merkezlerinin işe yerleştirme sayısı göz ardı edilmemelidir.  a).Özel istihdam merkezlerinin önünde ki zorlayıcı engeller yasa çıkartılarak kaldırılmalıdır. örneğin her dönem yenileme ücretleri her yıl ödenen teminat mektupları kaldırılmalıdır.  b). Kamu dairelerine memur ve işçi alımları özel istihdam merkezlerinden de duyurulmalıdır.

Günümüzde yeni sektörler yeni meslek dalları Ç. Bakanlığı kayıtlarına hala alınmamıştır. İşkur.gov.tr ye girilirse m.ö kalmış meslek dalları hala raporlamalarda yer almakta, yeni meslek ve iş alanlarına yer verilmemektedir. İşe yerleştirme veya iş çağrılarında ve işsiz tespiti raporlamalarında bu sebeple hatalar yapılmaktadır. 

İşsizliğe yani krize çare sadece bunlarla kısıtlı değildir.  Ülke ekonomisinde giderlerin azaltılması gerekmektedir. 

İşsizlerin, işverenin, halkın geçimi ve ülkemiz için tasarruf politikası,

Gaz şirketlerinin illerde Tek Elden çıkartılması 2.3. şirketlere yol açılması, halkın menfaatine rekabet sağlanmasını istiyoruz.

  Elektrik şirketlerinin Tek Elden çıkartılması 2.3. şirketlere yol açılması, halkın menfaatine rekabet sağlanmasını istiyoruz.

Cezaya rağbetin azaltılmasını istiyoruz. Krizde boğuşan esnaf zaten boğulmak üzere; Vergi, SGK dairesi memurlarının, trafik polislerinin esnafın nefesini kesecek cezalara yer vermeleri yerine işverenin ve devletin karşılıklı hak ve yükümlülüklerini İkazda bulunarak anlatmalarını rica ediyoruz. Çünkü krizde 1 TL’ye muhtaç kalmış. Sadece işsiz değil işverenlerimizde var.

Araç vergilerinin azaltılmasını istiyoruz. Araç vergilerini azaltmak yerine artırılmasının mantığını göremiyoruz.

Enerjideki dışa bağımlılık devrinin bitip, Yerli kaynaklara öncelik verilmesini istiyoruz ki dış borcumuzun 40 kat fazlası değere sahip iç kaynaklarımız ile dış borcumuzu kapatabilelim. Çocuklarımız borçlu doğmasın, sabah  yatağımızdan zengin bir ülkede uyanalım.

Gereksiz Lüks sayılan vergilerinin, zaruri ev ihtiyaç ve gereçlerinden kaldırılmasını istiyoruz.  21 yy. dayız ve hala hiçbir şeye layık görülmüyoruz.  Günün gereği, yaşadığımız iklimin gereği ekmeğimizi aşımızı sakladığımız buzdolabı bile… lüx sayılıp lüx vergisi alınıyor.  21 y.y sonlarındayız ve hala iletişim aracı tv, buzdolabı çamaşır makinesi lüx sayılıyor. Biz Afrika ülke simiyiz!  yoksa Avrupa birliğine katılmaya çalışan Türkiye’mi? işsizlik hat safhada, geçlerin evlenmeye yuva kurmaya hakkı yok çünkü alacağı her şey lüks. Evlenmesi de lüxs sayılmaz mı? Geleceğe hızla koşmak isteyen Türkiye’ de Kamu idareleri de aynı hızda ve mantıkta olmalı kendini kanunlarını yasalarını yenilemelidir.

İnsanlar üreten değil tüketen toplumlar haline getirildi. Üreten değil, Tüketen bağışla yaşayan insanlar var artık Türkiye’de.

ABİÇED Diyor ki; İnsanların geleceği sadece yardım yapılarak kurtarılamaz, Üretmeyen toplumların geleceği olamaz!

Aş Değil Meslek Eğitimleri Vermeliyiz, Sözde mesleki eğitimler değil piyasanın ihtiyacı olan eğitimleri ortaya koymalıyız.

İşsizliğe Çözüm için, ülkenin refahı için meclis deki tüm milletvekillerini dayanışmaya birlikte hareket etmeye davet ediyoruz. ABİÇED’in önerileri Türkiye’nin istek ve beklentileridir. Halkın sorunları ve çözüm önerileri bunlarla kısıtlı değildir. Duyabilmek görebilmek için, Halkın içinde olmak, dinlemek yeterlidir.

 

© 2008 Avrupa Birliği İşsizliğe Çözüm Eğitim Kültür Sağlık Dayanışma Derneği

Health Tourism  |  Doctors Marketing Service  |  E-Kart Türkiye  |  İş - Kariyer  |  ICC-T Ajans A.Ş.